-- Düşünce, IoT

Nesnelerin İnterneti ve Zekası #1

Nesnelerin İnterneti ve Zekası

Bilgi ve bilişim teknolojileri altındaki ilgi alanları, her yıl bir önceki yıla nazaran katlanarak daha hızla büyümeye devam ederken bu alanda çalışan uzmanlarda üretilen veriyi depolayabilecek, işleyebilecek çözümler üretmek için uykusuz geceler geçirmeye devam ediyor. Dünya’da elektronik, bilgisayar bilimleri ve yazılımla ilgilenen milyonlarca kişi sürekli yarış içerisindeymiş gibi yeni “birşeyler” bulmaya ya da bulunmuş birşeylerin üzerine yeni fikirler katmak için çalışıyor. Üretilen verinin büyüklüğü ve yoğunluğuyla birlikte global internet ağının alt yapısının da güçlendirilmesi kaçınılmaz oluyor. Yeni depolama sistemlerinin üretilmesi, işlemcilerin çekirdek sayılarının artması, CPU yerine GPU ile çalışan bilgisayarlar ve yazılımların artması, IPV4’ün yetersiz kalıp IPV6’nın geliştirilmesi gibi yüzlerce ciddi gelişme çok kısa süre içerisinde gelişti ve gelişiyor.

10 yıl önce yazılıma başlamak için bir programlama dili, bir veritabanı teknolojisi bilmeniz yeterli olabiliyordu. Ancak şuan yazılıma yeni başlayan ya da uzman bir geliştiricinin piyasada tutunabilmesi ve takip edebilmesi için bilmesi-öğrenmesi gereken teknoloji sayısı ciddi anlamda yükseldi. Sadece bir web yazılımcının ya da bir veritabanı uzmanının bilmesi gereken teknolojiler bile onlarca ile ifade edilebilir. Bu nedenle çok okumalı, çok çalışmalı ve üretmeliyiz. Bilişim alanıyla ilgilenen birinin herhangi bir sınırı olamaz.

Bu yazımda teknolojiyi yakından takip edenlerin sık sık duyduğu terimlerden ikisi olan Nesnelerin İnterneti ve Yapay Zeka konularıyla ilgili bazı tespit, gözlem ve fikirlerimi yazıya dökmek istiyorum. Nesnelerin internetini daha çok Internet of Things(IoT) olarak duymaktayız. Kendi içerisinde bir çok alt başlığı bulunan bu konsept aslında yeni bir icat değil… Yıllardır parça parça gerçekleştirilmeye çalışılan “bir şeyi internete bağlama/açma” konusunu paketleyip güzel bir şekilde konsept haline getirilmesidir diyebiliriz. Önceden de teknolojiyi yakından takip eden sanayi kuruluşları makinelerini yazılımla internet üzerinden erişilebilir ve takip edilebilir yapmak istiyordu ancak kimse buna Machine to Machine(M2M) dememişti… Artık deniyor ve bu alana yönelik çalışan ciddi ve büyük firmalar var. Şahsen ilgi alanıma giriyor! Bir makineyi internet üzerinden kontrol etmek benim ilgi alanım..

Nesnelerin interneti konseptlerinden inceleyeceğim bir kaç başlığı şu şekilde sıralıyorum;

  • Giyilebilir Teknolojiler
  • Endüstri 4.0
  • Akıllı Ev Teknolojileri
  • Akıllı Araç Teknolojileri

Bu 4 başlık haricinde farklı parçalar da mevcut ancak geleceği ciddi anlamda değiştirecek olan ana başlıklar bana göre bunlardır. Örneğin robotik başlığı olmadan Endüstri 4.0, Akıllı Ev ve Akıllı Araç konseptlerini incelememiz zor. Ancak robotik yıllardır aktif bir başlık olduğu için ayrıca değinmeyeceğim.

Giyilebilir Teknolojiler

Teknolojik ve bilimsel gelişmeleri yakından takip etmek için farklı kaynaklardan içerikleri incelemeye çalışırım. Bazen bir kaç dakikalık bir video, bazen makale ya da bir belgesel izlemek bilgi ve vizyon anlamında ciddi katkı sağlar. Günümüzde ürün ya da hizmet olarak gördüğümüz şeylerin bir çoğu aslında on ya da bir kaç on yıl önce yapılmış araştırma çalışmalarının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Mesela Google’ın akıllı gözlüğü! Aslında bu ürün ilk duyurulduğu anda bile bana göre ilkel bir teknolojiydi. Bu ürün duyurulmadan yıllar önce ABD’de bir üniversite de iki bilim adamı tarafından yapılan bir araştırmayı incelemiştim. Bu ürün akıllı lens idi… Evet, sıradan bir lens gibi ama lense uzaktan sinyal gönderilip alınabiliyordu. Bilim adamları bunun gelecekte daha stabil ve güvenli hale getirmek için çalışmalarına devam ediyordu. Bu araştırmadan yıllar sonra akıllı gözlüğü duyunca bende pek bir etkisi olmadı diyebilirim. Sonra gözlük piyasaya çıktı(aslında çıkamadı) ve uzun bir süre Google tarafından reklam edildikten sonra piyasa tarafından pek rağbet edilmediği için arge süreci devam ettirilerek versiyon 2 üzerinde çalışmalara devam edildi ve halen devam ediyor. Bir kaç yıl sonra ise(bu yıl) Google yeni bir patent başvurusunda bulundu ve bilin bakalım ne(?), tabi ki akıllı lens… Takriben ilk araştırmalarımdan 10 yıl sonra akıllı lens başvurusu yapan Google piyasa değerini artırdı… Bu durumu rahatlıkla genelleyebiliriz. Nikola Tesla’nın 100 yıl önce yüksek elektrik enerjisini kablosuz olarak iletmesi sanki tarihte hiç yaşanmamış gibi birkaç yıl önce Nokia’nın kablosuz şarj edilebilen telefonu devasal bir teknoloji gibi duyuruldu. Aslında ondan da 10 yıl önce kablosuz, prizsiz çalışan elektrikli su ısıtıcısı gibi teknolojiler üretilmişti, bolca reklam edilmişti ve satılmıştı. Bu konuların detaylarına fazla girmeyeceğim. Günümüz artık küçük nesnelerin büyük işler yapabilmesi üzerine kurulacak bir pazar olarak gelişmeye devam ediyor.

Cep telefonlarından önce, eğer evinizden çıkarsanız size ulaşmak hiç de kolay değildi, sonra ilkel çağrı cihazları türedi ve sonrasında bir anda yok olarak yerini telefonlara bıraktı, o da bir süre pazarı domine ettikten sonra yerini akıllı telefonlara bıraktı. Aslında bir işletim sistemini cep telefonu içerisine gömmek için dahi olmaya da gerek yoktu. Nitekim bir çok meraklı işletim sistemi programcısı bunu yıllarca denedi ve uyguladı… Konumuz insanı daha “sinyalli” yapmaktan ibaret! Siz nerede olursanız olun size bir şekilde hizmet sunmak ya da sizden bilgi almak için üzerinizde elektronik birşeylerin olması gerekiyor. İşte bunlara konsept olarak giyilebilir teknolojiler diyoruz. Telefon artık eski bir teknoloji, ondan yeterince para kazanıldı, deli gibi oyunlar ve uygulamalar geliştirildi ve yüzlerce milyar dolarlık pazar haline geldi, artık yeni pazarlar oluşturulmalı! Tabi Google telefon olayını değiştirerek elektronik donanımların da parçalar halinde yazılım uygulamaları gibi tak-çalıştır haline getirmek için Project Ara‘yı başlattı. Project Ara Google’ın ATAP(Advanced Technology And Project) konsepti altında geliştirilen projelerden sadece biri… Sonrasında sizler için içerisinde mini işletim sistemleri bulunan akıllı saatler, bileklikler, şapkalar, ayakkabılar, kemerler, kravatlar ve hatta kumaşlar üretildi. Google bir giyim firması olan Levi’s ile birlikte gene Project Ara konsepti altında Project Jacquard‘ı duyurdu. Burada temel niyet bir bisiklet sürücüsünün hareket kısıtlamalarını güvenli bir şekilde oradan kaldırarak sinyal gerektiren işlerini yapmasını sağlamak… Mesela bisiklet sürerken akıllı kumaş ile üretilen ceketin kol kısmına dokunarak bir telefona cevap verebilirsiniz vb… Sürekli Google’dan bahsediyoruz ancak bu teknolojiyi ilk uygulayan aslında Google değil… Bir çok akıllı giysi çalışması yapıldı, bunlardan bazıları giydiğinizde fizyolojik durumunuzu takip ederek size sağlık ve spor aktiviteleriniz hakkında bilgi veren elbiselerden oluşuyor.

Giyilebilir teknolojilerde şuan için en revaçta olan konu akıllı saat diyebiliriz. Klasik saatlerin çoğu insanda ayrı bir yeri olmakla birlikte, bir saatten teknolojik anlamda beklentisi fazla olan kişi sayısı çoğunlukta. Bu nedenle zamanla bu alanın daha da gelişeceğini ve elektronik sektörü geliştikçe bu ürünlerin de güç ve potansiyellerinin artacağına inanıyorum. Şahsen telefon ile yaptığım işleri kolumdaki sabit ve küçük bir cihazdan gerek sesli gerek görsel olarak yapabilmek isterim. Bu cihazlar, daha önce değindiğim akıllı otomobiller(bknz1, bknz2) ve daha sonra değineceğim akıllı ev sistemleri için önemli ve kilit rol oynayabilir. Sağlık ve spor bilgileri için ayrı bir bileklik almanın pek mantıklı olduğunu düşünmüyorum, saat bunların hepsini yapabilmeli! Saat ve bir çok alanda olayın akışını değiştirecek diğer Google araştırması ise Project Soli, incelemenizi tavsiye ederim…

Giyilebilir teknolojiler konusunda söylenecek, konuşulacak çok konu var ancak kısa vadede ciddi çıktılar üretilecek bir alan olduğunu ön görmüyorum. Bunun bir çok nedeni var. Ancak başlıca nedenler; batarya, sensör ve nanoteknolojinin bu alandaki ürün ve hizmetleri güçlü hale getirecek seviyede olmayışıdır. Şuan için en mantıklı ve finansal anlamda kendini domine edebilecek ürünler akıllı saat ve sonrasında bileklik ürünleri olacaktır. Diğerleri için henüz erken…

Diğer başlıkları devam makalesinde açıklayacağım.

Not : Makaleyi Mayıs 2016’da yazmışım! Taslakları gezinirken ‘artık yayınlayayım’ dediğim unutulanlar arasından 🙂

İyi çalışmalar.
Cihan Özhan

Yorumla

Yorum